|
SON DAKİKA
Bugünkülerle birlikte Wikileaks
Suriye'deki gözlemci sayısını da sayısının…
BÖYLE BİR REJİMİ KABUL ETMEK…
Yaz saati kalp krizini tetikliyor…
Gayrimeşru Alışkanlıklar
Şehrin her yanından çığlıklar yükseliyor. İnsandan nehirler akıyor; feryat figan içinde. Kimi sadece gürültü yapma peşinde kimi sesini duyuramama çaresizliğinde. Oysa kimse farkında değildi çığlıklarının çünkü insanlar gürültüye o kadar alışmışlar o kadar hissizleşmişler ki artık kimse sessizliği duyamıyor.
Fakat bu gürültüye asıl alışan kulaklar değil gönüllerdi. Gönüller ise sessizliğin sesinin ne olduğunu bilmiyor çığlıkları kabullenmiş halde ortak oluyordu bu gürültüye. Bu şehir bize çok uzak bir şehir değil aslında. Bu insanlar tanımadığımız kişiler de değildi hani. Bunlar meşrulaşmış insan sesleriydi. Yapılmaması gerekenleri yapmaya alışmış gürültülerdi. Bunlar bir zamanlar yasak olduğu için sakınılan hatta utanılan davranışlardı. Fakat şimdi yapılmamasından utanılan hallerdi. Evet, bir zamanlar vardı eski zamanlarda işte o zamanlarda iradenin freni iman vardı. Bu fren insanın kirli akıntılara karışmasını önlerdi. Bu bir sınırdı; insanlar haddini bilir ve o hadsiz davranışlardan sakınırlardı. Şimdi ise ne yazık ki o kirli akıntıda yüzüyoruz. O kire o kadar alışmışız ki kendimizin temiz olduğunu söylediğimiz yetmiyormuş gibi kalbimizin de temiz olduğunu iddia ediyoruz. Peki, bunlar ne mi? Mesela faiz kesin günah olduğu halde çoğumuzun kredi borcu var. Ya da mesela; gıybet… Gıybet yapanlara “dedikodu yapma boşver” desen “yüzüne de söylerim n’olcak hem ben olanı söylüyorum” der genelde. Bu günah o kadar meşrulaştı ki “magazincilik ” adı altında neredeyse kurumlaştı. Ve çoğumuz bu gürültünün farkında bile değiliz. Bir de tabi çağımızın modası meşrulaşmış başka bir günah olan zina var. Bize yatak sahneleri göstere göstere gayrimeşru ilişkileri o kadar alıştırdılar ki artık yadırgamıyoruz bile. Öyle bir hale geldi ki sevgilisi olan daha bir ayrıcalıklı olmayan da ezikler sınıfına konuldu. Bu gürültü her yana yayıldı. Mütedeyyin gençler bile meşru karşılamaya başladı ve tabi bahanelerde hazırdı; “biz evleneceğiz!” Tamam, aşka falan saygımız sonsuz ama aşkın içine haram karışınca o aşk; aşk olmaktan çıkar. Evvela evliliğin temelinde Allah’ın rızası olmadıktan sonra nasıl doğrulur o müessese? Bunun ne iyi niyetle oluru var ne de başka bir niyetle. Bu sadece meşrulaştırılmış günahların bahanesinden başka bir şey değil. Biz nasıl bu hale geldik bilemiyorum ama bu halden biran önce kurtulmalıyız. Bu da ancak çıkardığımız gürültüleri fark edip etrafta ki sesleri kulak ardı etmekle olur. Bir deliyi düşünün mesela ona sevdiği için mecnun demişler ama o hiç kimseyi duymadan sevmeye devam etmiş. Siz de kimseyi duymadan sessizce O’nu sevip onun dediklerini yapmalısınız her ne kadar size yobaz deselerde… Bu makale 510 kez okundu Yükleniyor...
YAZARLAR
Tümü
SON DAKİKA
ÖZEL HABER
HAVA DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
SÜPER LİG
|