|
SON DAKİKA
Bugünkülerle birlikte Wikileaks
Suriye'deki gözlemci sayısını da sayısının…
BÖYLE BİR REJİMİ KABUL ETMEK…
Yaz saati kalp krizini tetikliyor…
Dekoltenin SınırıKuşkusuz dekolte çoğu zaman seksi ve çekici, tabii sınırını bildiğinizde… Ünlü modacılar ve güzel kadınlar dekoltenin sınırının nerede durması gerektiğini anlatıyor.
Roberto Cavalli; “Giyilenin cinsel karakteri ele verdiğine inanıyorum. Dekolte bu anlamda, teni belli açılardan göstermeye yarayan bir tür dikkat çekme aracı değil, kişinin cinselliğini nasıl ele aldığını özetleyen seksi bir ipucudur. İki türlü dekolte giyen kadın var! İlki kendi hakkında açık ve doğru cinsel referans veren, ikincisi ise gerçekte yaşamak istedikleri seksi kadını kurgulamaya çalışan!” Kısacası; ünlü tasarımcıya göre yapay ve doğal olmak üzere iki çeşit dekolte kullanımı bulunuyor. Bazı kadınlar dekolte giydiklerini dahi unutacak kadar rahatken, bazıları da bunu bir tür fantezi, çekim merkezi halini alma ve güven tazeleme aracı olarak görüyor. Evet, son yıllarda daha az giyiniyoruz! Bedenimizle bir tür barış anlaşması imzaladık. Kendimize güvendiğimizi, bağımsız olduğumuzu, bakışlardan çekinmediğimizi kanıtlamak istercesine; dekolte oyunlarını sonuna kadar kullanıyoruz. Yalnızca vitrinde değil, içimizde de cazibe kuralları birbiri ardına değişim yaşıyor. Israrlı bakışları, hafif bir gülümseme ile nötrleştiriyoruz. Bunu da bir tür flört olarak gördüğümüz çok açık. “İşin ilginç yanı” diyor Cameron Diaz; “Dekolte erkeklerin çok hoşuna gidiyor fakat kadınlar kendileri ile sadece dekolteleri hatırına birlikte olacak erkeği de çok iyi eliyorlar. Hevesleri kursağında kalan erkekleri görüp, apayrı bir zafer duygusu hissedenler ile karşılaştıkça kadınsı, tatlı bir intikam duygusu yaşıyorum!” Öyle ya; maksimal dekolteleri ile davetlere süzülen şehirli kadınlar, hızla çoğalan vücut bakım programları ve hınca hınç dolu gym’ler gizliden gizliye nüdist kültüre hizmet ediyorlar aslında… Hiç şüphesiz Rönesans’tan ve tarihte iç çamaşırlarını dışa giyme akımı başlatan Marie Antoinette’ten bu yana modern zamanlar düşünüldüğünde dekolte açılımında pek çok değişim yaşandı. 2000 yılında; Grammy ödül Töreni’ne giydiği dillere destan Versace elbisesi ile bize esaslı bir şok yaşatan ve dekolte tarihine adını altın harflerle yazdıran Jennifer Lopez’in ardından; “Soyunukken, giyinik olduğumdan daha rahatım” diyen Kate Moss örneği ile tanıştık. Çengelli iğnelerle tutturulmuş siyah Versace tuvaleti ile Hugh Grant’in kolunda gülümseyen Elizabeth Hurley’den Oscar Ödül Töreni’ne iç çamaşırı dahi giymediğini gösteren siyah dantel tuvaleti ile katılan Cher’e, pudra rengi transparan, derin göğüs ve bacak dekolteli rob’u ile Cannes Film Festivali’nde mutluluk pozları veren Angelina Jolie’ye varıncaya kadar hafızalarımıza kazınan pek çok dekolte açılımı var artık. Katherina Witt, Boris Becker, Vanda Hadarean, Dan O’Brien gibi ünlü sporcuların birbiri ardına verdiği nü pozların dergilerde yer bulmasıyla da bakışlarımızı kendi bedenimize çevirdik.“Özellikle gösterişli davetlerde ana yöneliş; mat, transparan ve ince materyalli tuvaletlerden yana” diyor Donatella Versace ve ekliyor; “Kadınlar transparanlığı seviyorlar. Ancak modern bir yaklaşıma da sahip olmak istiyorlar. Dekolte giymek cesaretten öte bir tür denge mekanizması gerektiriyor. Küçük bir fazlalık her şeyi anında berbat edebiliyor çünkü.” Saks Fifth Avenue’nün Basın Sözcüsü Nicole Fischelis ise farklı bir yaklaşımda bulunuyor, “Kadınlar iş yerlerinde haklı olarak dekolte giyemiyorlar. Bu nedenle bütün kadınsı yönelişler geceye kayıyor. Limitli sayıdaki dekolte gece elbiselerimiz ise işte bu nedenle yok satıyor. Ancak tek bir konuda endişeliler o da basit görünmemek…” Yves Saint Laurent’nin 1968 yılında tasarladığı ve bir tür fenomene dönüşen şifon bluzlarının yerini ise bugün muazzam sırt ve göğüs dekolteleri almış durumda. “Dekolteye bir tür gıdıklama olarak bakıyorum” diyor ünlü yıldız Kate Hudson ve ekliyor, “Vücuduma güveniyorum ve onu gayet nazik bir şekilde sergilemekten keyif alıyorum.” Uyurken sadece Chanel 5 sürdüğünü söyleyen Marilyn Monroe; dekolteden çok çırılçıplak pozları ile hafızalarımıza kazınsa da, yapılan ilginç bir araştırma dekolte giysilerle birlikte parfüm satışlarının da arttığını gözler önüne seriyor. Son üç yıldır hiçbir kestirme yola başvurmadan, direkt transparan tasarımlar hazırlayan John Galliano ve Helmut Lang de bu gerçeği fark eden tasarımcılar arasında. Lang; “Dekolte parfüm gibidir. Her ikisi de seksapel ve romantizm ile oynar. Kadının kendini sahnede, spotlar altında gibi hissetmesi için çalışan iki muhteşem iksirdir. Bu nedenle de satışları arasında doğru bir orantı var” diyor. Yükleniyor...
YAZARLAR
Tümü
SON DAKİKA
ÖZEL HABER
HAVA DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
SÜPER LİG
|